
Yazar: Vocab Team
Son güncelleme:
İngilizce Modal Fiiller: Can, Could, Should ve Kullanımları
Vocab ile gerçek İngilizce kelime hazinesi oluşturmaya başla
Ücretsiz indir. Aralıklı tekrar, konu listeleri ve ana dili telaffuzuyla daha hızlı öğren; öğrendiğin kelimeler aklında kalsın.
İngilizcede modal fiiller nedir?
- I can drive. Araba kullanabilirim. Burada yetenek anlatılır.
- I could drive when I was eighteen. On sekiz yaşındayken araba kullanabiliyordum. Geçmişteki genel bir yetenek anlatılır.
- You should drive more carefully. Daha dikkatli araba kullanmalısın. Bu bir tavsiyedir.
- You must wear a seat belt. Emniyet kemeri takmak zorundasın. Güçlü bir gereklilik anlatılır.
Modal fiillerle cümle kurma kuralları
Olumlu cümle
- She can speak English. İngilizce konuşabilir.
- We should leave now. Şimdi ayrılmalıyız.
- It might rain tonight. Bu gece yağmur yağabilir.
Olumsuz cümle
- I cannot swim. Yüzemem.
- You should not worry. Endişelenmemelisin.
- They might not come. Gelmeyebilirler.
Soru cümlesi
- Can you help me? Bana yardım edebilir misin?
- Should we call her? Onu aramalı mıyız?
- Could I sit here? Buraya oturabilir miyim?
- He can cook. Yemek yapabilir.
- She should rest. Dinlenmeli.
Can kullanımı
Yetenek
- I can play the piano. Piyano çalabilirim.
- My sister can solve this problem. Kız kardeşim bu problemi çözebilir.
- He can't hear you. Seni duyamıyor.
İzin isteme ve verme
- Can I open the window? Pencereyi açabilir miyim?
- You can use my phone. Telefonumu kullanabilirsin.
- You can't park here. Buraya park edemezsin. Bağlama göre izin verilmediği anlaşılır.
Mevcut imkan veya genel olasılık
- We can meet after work. İşten sonra buluşabiliriz.
- This road can be dangerous in winter. Bu yol kışın tehlikeli olabilir.
- Anyone can make a mistake. Herkes hata yapabilir.
- It might rain this evening. Bu akşam yağmur yağabilir.
Can gelecek zamanda nasıl kullanılır?
- I can call you tomorrow. Seni yarın arayabilirim.
- We can discuss it next week. Bunu gelecek hafta konuşabiliriz.
- After the course, you will be able to write reports in English. Kurstan sonra İngilizce rapor yazabileceksin.
- I won't be able to attend the meeting tomorrow. Yarın toplantıya katılamayacağım.
Could kullanımı
Geçmişteki genel yetenek
- I could read when I was five. Beş yaşımdayken okuyabiliyordum.
- She could run very fast at school. Okul yıllarında çok hızlı koşabiliyordu.
- We couldn't understand the teacher. Öğretmeni anlayamıyorduk.
- The door was locked, but we were able to open it. Kapı kilitliydi ama onu açmayı başardık.
Kibar rica ve izin
- Could you speak more slowly, please? Lütfen daha yavaş konuşabilir misiniz?
- Could I borrow your pen? Kaleminizi ödünç alabilir miyim?
- Could you send me the file today? Dosyayı bugün bana gönderebilir misiniz?
İhtimal
- This could be the right answer. Bu doğru cevap olabilir.
- There could be a delay. Bir gecikme olabilir.
- He could still change his mind. Hâlâ fikrini değiştirebilir.
Varsayımsal imkan
- If I had more time, I could learn another language. Daha fazla zamanım olsaydı başka bir dil öğrenebilirdim.
- We could go for a walk if it stopped raining. Yağmur dursa yürüyüşe çıkabilirdik.
Should kullanımı
Tavsiye
- You should get some rest. Biraz dinlenmelisin.
- You should check your email again. E-postanı tekrar kontrol etmelisin.
- What should I say to her? Ona ne söylemeliyim?
Olumsuz tavsiye
- You shouldn't skip breakfast. Kahvaltıyı atlamamalısın.
- We shouldn't make a decision too quickly. Çok hızlı karar vermemeliyiz.
Beklenti
- The train should arrive at six. Trenin saat altıda gelmesi bekleniyor.
- This key should open the door. Bu anahtarın kapıyı açması gerekir.
- They should be home by now. Şimdiye kadar eve varmış olmaları gerekir.
Geçmişle ilgili pişmanlık veya eleştiri
- I should have called you. Seni aramalıydım ama aramadım.
- You shouldn't have shared that message. O mesajı paylaşmamalıydın ama paylaştın.
- We should have left earlier. Daha erken ayrılmalıydık ama ayrılmadık.
Can, could ve should arasındaki fark
- Can you drive me to the station? Beni istasyona götürebilir misin? Günlük ve doğrudan bir rica.
- Could you drive me to the station? Beni istasyona götürebilir misiniz? Daha nazik bir rica.
- You should drive to the station. İstasyona arabayla gitmelisin. Bir tavsiye.
- I can finish the report today. Raporu bugün bitirebilirim. Yeteneğim veya imkanım var.
- I could finish the report today. Raporu bugün bitirebilirim. Bu mümkün bir seçenek, ancak daha az kesin veya bir koşula bağlı olabilir.
- I should finish the report today. Raporu bugün bitirmeliyim. Bunu yapmak doğru veya gerekli görünüyor.
Diğer yaygın modal fiiller
May ve might
- She may join us later. Daha sonra bize katılabilir.
- I might stay at home tonight. Bu gece evde kalabilirim.
- It may not work. İşe yaramayabilir.
- May I come in? İçeri girebilir miyim?
Must ve have to
- You must wear a helmet. Kask takmak zorundasın.
- I must remember to call her. Onu aramayı mutlaka hatırlamalıyım.
- The lights are on. They must be home. Işıklar açık. Evde olmalılar.
- I have to start work at eight. İşe saat sekizde başlamak zorundayım.
- We had to cancel the trip. Geziyi iptal etmek zorunda kaldık.
- She will have to wait. Beklemek zorunda kalacak.
Mustn't ve don't have to
- You mustn't enter this room. Bu odaya girmemelisin. Girmek yasak.
- You don't have to enter this room. Bu odaya girmek zorunda değilsin. İstersen girebilirsin, ancak gerekli değil.
Would
- Would you like some coffee? Biraz kahve ister misiniz?
- Would you help me with this box? Bu kutu konusunda bana yardım eder misiniz?
- If I lived near the sea, I would swim every day. Deniz kenarında yaşasaydım her gün yüzerdim.
- When we were children, we would play outside for hours. Çocukken dışarıda saatlerce oynardık.
Sık yapılan hatalar
Modal fiilden sonra to kullanmak
Üçüncü tekil kişide modal fiile -s eklemek
Soru kurarken do veya does kullanmak
Tavsiye ile zorunluluğu karıştırmak
- You should see a doctor. Doktora görünmelisin. Bu bir tavsiye.
- You must show your ID. Kimliğini göstermek zorundasın. Bu güçlü bir gereklilik veya kural.
Mustn't ile don't have to ifadelerini karıştırmak
Alıştırma
- You look tired. You ___ go to bed earlier.
- When my father was young, he ___ run ten kilometres easily.
- ___ you open the door for me, please?
- Students ___ use their phones during the exam. It is forbidden.
- I am not sure, but Deniz ___ come to the party.
- After more practice, you ___ speak more confidently.
- I ___ meet you tomorrow afternoon. I am free then.
- You ___ eat so much sugar. It is not good for you.
- All visitors ___ show their tickets at the entrance.
- ___ I use your charger for a minute?
Cevap anahtarı
- should: You should go to bed earlier. Daha erken yatmalısın. Tavsiye veriliyor.
- could: He could run ten kilometres easily. On kilometreyi kolayca koşabiliyordu. Geçmişteki genel yetenek anlatılıyor.
- could: Could you open the door for me, please? Lütfen benim için kapıyı açabilir misiniz? Kibar bir rica.
- mustn't: Students mustn't use their phones during the exam. Öğrencilerin sınavda telefon kullanması yasaktır.
- might: Deniz might come to the party. Deniz partiye gelebilir. Sonuç kesin değil.
- will be able to: You will be able to speak more confidently. Daha özgüvenli konuşabileceksin. Gelecekte kazanılacak beceri anlatılıyor.
- can: I can meet you tomorrow afternoon. Yarın öğleden sonra seninle buluşabilirim. Gelecekteki uygunluk bağlamdan anlaşılıyor.
- shouldn't: You shouldn't eat so much sugar. Bu kadar çok şeker yememelisin. Olumsuz tavsiye veriliyor.
- must: All visitors must show their tickets. Tüm ziyaretçiler biletlerini göstermek zorundadır. Bir kural anlatılıyor.
- can: Can I use your charger for a minute? Şarj aletini bir dakikalığına kullanabilir miyim? Günlük bir izin isteği. Daha nazik bir bağlamda could da kullanılabilir.
Kısa seçim rehberi
- Yetenek veya günlük imkan için can kullanın.
- Geçmişteki genel yetenek ya da kibar rica için could kullanın.
- Tavsiye ve makul beklenti için should kullanın.
- Belirsiz ihtimal için may veya might kullanın.
- Güçlü zorunluluk için must ya da bağlama göre have to kullanın.
- Gelecekte kazanılacak yetenek için will be able to kullanın.
- Yasak anlatırken mustn't, zorunluluk olmadığını anlatırken don't have to kullanın.
Önerilen yazılar

İngilizcede Zaman Edatları: in, on ve at Kullanımı
İngilizcede zaman edatları in, on ve at nasıl kullanılır? Saatler, günler, tarihler, dönemler, kalıplar, sık hatalar ve cevaplı alıştırmalar.

İngilizce Zaman Edatları: In, On, At Kullanımı ve Örnekler
İngilizcede in, on ve at zaman edatlarını kolayca ayırt edin. Ay, yıl, gün, tarih ve saat kullanımlarını Türkçe açıklamalar, örnekler, sık hatalar ve alıştırmalarla öğrenin.

İngilizcede İşaret Zamirleri: This, That, These, Those
This, that, these ve those kullanımını örnekler, yaygın hatalar, mini alıştırma ve cevap anahtarıyla öğrenin.
İngilizce kelime testi: 5 dakikada seviyeni gör
Online İngilizce kelime testi ile kelime hazineni hızlıca kontrol et. Temel kelimelerden ileri düzey ifadelere kadar soruları çöz, A1-C2 sonucunu al ve kaç İngilizce kelime bildiğini gör.