Vocab ile gerçek İngilizce kelime hazinesi oluşturmaya başla
Ücretsiz indir. Aralıklı tekrar, konu listeleri ve ana dili telaffuzuyla daha hızlı öğren; öğrendiğin kelimeler aklında kalsın.

İngilizce Alışveriş Cümleleri: Mağazalarda Özgüvenle Konuşun
Hayal edin: Londra veya New York'ta bir yerlerde, ışıl ışıl, devasa bir mağazaya giriyorsunuz. Etrafta o kadar çok ilginç şey var ki, ama tam bir şey sormak istediğinizde zihniniz birden bomboş kalıyor. Tanıdık bir his mi? 😅 Endişelenmeyin, yalnız değilsiniz! İngilizce öğrenen birçok kişi, gerçek hayattaki günlük durumlarda kaybolur. Ama iyi haber şu ki, sadece birkaç kilit cümle, alışverişi stresli bir sınavdan gerçek bir keyfe dönüştürebilir.
Bu makale, yurt dışında alışveriş dünyasına yönelik pratik rehberinizdir. 2025 yılında dünyanın herhangi bir mağazasında kendinizi sudaki balık gibi hissetmenize yardımcı olacak faydalı ifadeleri inceleyeceğiz. Hazır mısınız? Hadi başlayalım! 🎯
Sohbete Başlamak: Kibar Ricalar
Nezaket, başarıya giden evrensel anahtarınızdır. İngilizcede birkaç nezaket seviyesi vardır ve bu incelikleri bilmek, sizi karşınızdakinin gözünde anında yükseltir.
Ana kural: Could her zaman Can'den daha kibar ve resmi звучит. Can daha çok fiziksel bir olasılıkla ilgiliyken, Could kibar bir ricadır.
- "Can you help me?" / Bana yardım edebilir misin? (Satıcının yeteneklerinden şüphe duyuyormuşsunuz gibi biraz talepkar gelebilir).
- "Could you help me, please?" / Bana yardım edebilir misiniz, lütfen? (Mükemmel seçenek! Kibar ve arkadaşça).
Bir başka sihirli ifade ise "Excuse me" / Afedersiniz. Bir soru sormadan önce satış danışmanının dikkatini çekmek için bunu kullanın.
Faydalı Cümle Örnekleri:
- Excuse me, could you tell me where the fitting rooms are? / Afedersiniz, deneme kabinlerinin nerede olduğunu söyleyebilir misiniz?
- Could I try this on? / Bunu deneyebilir miyim?
- Would you mind helping me with this? / Bununla ilgili bana yardımcı olmanızın bir sakıncası var mı? (Çok kibar bir form, yüksek düzeyde dil hakimiyeti gösterir).
Aradığınızı Bulmak: Doğru Soruları Sormak
Evet, danışmanın dikkatini çektiniz. Şimdi tam olarak ne aradığınızı açıklamanız gerekiyor. İşte size yardımcı olacak birkaç yapı.
Eğer sadece bakıyorsanız:
Genellikle danışmanlar size "Can I help you?" sorusuyla yaklaşır. Henüz bir şey almaya hazır değilseniz, evrensel cevabı kullanın:
- I'm just looking, thank you. (veya I'm just browsing, thanks.) / Sadece bakıyorum, teşekkürler.
Ne aradığınızı söylemek için:
- I'm looking for a pair of jeans. / Bir kot pantolon arıyorum.
- I'm trying to find a gift for my friend. / Arkadaşım için bir hediye bulmaya çalışıyorum.
- I'm interested in a leather jacket. / Deri bir ceketle ilgileniyorum.
Bir ürünün stok durumunu sormak için:
- Do you have this in a different size? I need a medium. / Bunun farklı bir bedeni var mı? Medium'a ihtiyacım var.
- Do you have this t-shirt in blue? / Bu tişörtün mavisi var mı?
- Is this the only color you have? / Elinizdeki tek renk bu mu?
❌ Sık Yapılan Hata: Çift olan nesneler için çoğul kullanmayı unutmak. jeans (kot pantolon), trousers (pantolon), glasses (gözlük), scissors (makas) gibi kelimeler İngilizcede her zaman çoğuldur.
- Yanlış: Where is the jeans?
- Doğru: Where are the jeans? / Kot pantolon nerede?
- Doğru: I'm looking for a pair of trousers. / Bir pantolon arıyorum (kelimenin tam anlamıyla: bir çift pantolon).
Fiyat Konusu: Ücret ve İndirimleri Konuşmak
Para hakkında konuşmak, alışverişin önemli bir parçasıdır. İşte fiyatı kibarca nasıl öğreneceğiniz ve indirimleri nasıl soracağınız. Ve unutmayın, 2025 yılında herkes iyi bir indirimi sever!
Fiyat nasıl sorulur:
- How much is this? / Bu ne kadar? (Tek bir ürün için).
- How much are these? / Bunlar ne kadar? (Birden fazla ürün için).
- How much does this cost? / Bunun fiyatı ne kadar? (Daha resmi bir seçenek).
İndirimler ve Kampanyalar (Sales and Discounts):
Bazen fiyat etiketleri yanıltıcı olabilir. Açıklama istemekten çekinmeyin!
- Is this on sale? / Bu indirimde mi?
- Is there any discount on this? / Bunda herhangi bir indirim var mı?
- Can I get a student discount? / Öğrenci indirimi alabilir miyim? (Öğrenci kimliğiniz varsa her zaman sorun!).
💡 Kültürel Not: Büyük zincir mağazalarda pazarlık yapılmaz. "Can you give me a better price?" / Daha iyi bir fiyat yapabilir misiniz? cümlesi, pazarlar veya küçük esnaf dükkanları için daha uygundur.
Kasada (At the checkout / At the till)
Ödemeye hazır olduğunuzda, aşağıdaki cümleler işinize yarayacaktır:
- I'd like to pay, please. / Ödeme yapmak istiyorum, lütfen.
- Do you accept credit cards? / Kredi kartı kabul ediyor musunuz?
- I'll pay by card. / Kartla ödeyeceğim.
- I'll pay in cash. / Nakit ödeyeceğim.
- Could I have a bag, please? / Bir poşet alabilir miyim, lütfen?
İade ve Değişim: İşler Yolunda Gitmediğinde
Bir ürün aldınız ve eve geldiğinizde bedeninin veya renginin uymadığını fark ettiniz? Panik yok! İade (return) veya değişim (exchange) prosedürü standart bir uygulamadır. Satın almadan önce sormakta fayda var: What is your return policy? (İade politikanız nedir?).
Bu kelimelere ihtiyacınız olacak:
- Return (isim ve fiil) / İade, iade etmek
- Refund (isim) / Para iadesi
- Exchange (isim ve fiil) / Değişim, değiştirmek
- Receipt (isim) / Fiş (Telaffuza dikkat: /rɪˈsiːt/, 'p' harfi okunmaz!)
- Faulty / Defective (sıfat) / Kusurlu, defolu
Kasada örnek diyalog:
- Hi, I'd like to return this sweater, please. / Merhaba, bu kazağı iade etmek istiyorum.
- Sure. Is there anything wrong with it? / Tabii. Herhangi bir sorunu var mı?
- It doesn't fit me. It's too small. / Üzerime olmadı. Çok küçük geldi.
- Okay. Would you like to exchange it for a different size or get a refund? / Tamam. Farklı bir bedenle değiştirmek mi istersiniz yoksa para iadesi mi alırsınız?
- I'd like a refund, please. Here is my receipt. / Para iadesi rica ediyorum, lütfen. İşte fişim.
Online Alışveriş: 2025 İçin İnternet Alışverişi Terimleri
Online alışveriş giderek daha popüler hale geliyor. İşte internette güvenle alışveriş yapmanız için temel terimler.
- Add to Cart / Add to Basket: Sepete Ekle.
- Shopping Cart / Basket: Alışveriş Sepeti.
- Checkout: Ödeme (Ödeme işlemi).
- Shipping Address: Teslimat Adresi.
- Billing Address: Fatura Adresi (genellikle banka kartınıza bağlı olan adres).
- Discount Code / Promo Code: İndirim Kodu / Promosyon Kodu.
- Track Order: Siparişi Takip Et.
- Out of stock: Stokta yok.
- Delivery / Shipping costs: Kargo ücreti.
Artık bilgiyle donatıldınız! En önemlisi konuşmaktan korkmamak. Satış danışmanları size yardımcı olmak için oradalar. Küçük adımlarla başlayın, bir veya iki cümle kullanın ve her alışverişte özgüveninizin nasıl arttığını göreceksiniz. İyi alışverişler! ✅
Ek Materyaller
🎧 Podcast'imizle dinleme becerilerinizi geliştirin. English Learning Podcast oynatma listesini dinleyin — bu, dinlediğini anlama becerisini geliştirmek ve canlı diyaloglar bağlamında yeni kelimeler öğrenmek için harika bir yoldur.
📱 Vocab ile kelime öğrenimini hızlandırın. Etkileşimli kartlar ve testler aracılığıyla yeni İngilizce kelimeleri etkili bir şekilde ezberlemek için Vocab uygulamasını indirin. Öğrenmeyi günlük hayatınızın bir parçası haline getirin!
Önerilen yazılar
5 dakika
İngilizce kelime dağarcığını 5 dakikada test et
Ücretsiz testimizle tam kelime seviyeni keşfet. Temel kelimelerden ileri düzey terimlere, A1-C2 skorunu hemen al ve gerçekten kaç İngilizce kelime bildiğini gör.




