
Yazar: Vocab Team
Son güncelleme:
İngilizce Modal Fiiller: Kullanımları, Örnekleri ve Alıştırmalar
Vocab ile gerçek İngilizce kelime hazinesi oluşturmaya başla
Ücretsiz indir. Aralıklı tekrar, konu listeleri ve ana dili telaffuzuyla daha hızlı öğren; öğrendiğin kelimeler aklında kalsın.
İngilizcede modal fiiller, bir eylemin mümkün, gerekli, tavsiye edilen veya izin verilen bir şey olduğunu anlatır. Ayrıca yetenek, rica, tahmin ve niyet gibi anlamlar da ekler.
Bu dersin sonunda can, could, may, might, must, should, will ve would arasındaki temel farkları anlayabilecek, modal fiillerle olumlu cümle, olumsuz cümle ve soru kurabileceksiniz.
İngilizcede modal fiil nedir?
Modal fiil, ana fiilden önce gelerek konuşanın eyleme karşı tutumunu gösteren bir yardımcı fiildir.
- Yetenek: I can swim. Türkçesi: Yüzebilirim.
- Olasılık: It might rain. Türkçesi: Yağmur yağabilir.
- Zorunluluk: You must stop. Türkçesi: Durmalısın.
- Tavsiye: You should rest. Türkçesi: Dinlenmelisin.
- İzin: May I come in? Türkçesi: İçeri girebilir miyim?
Modal fiillerin en önemli özelliği, özneden sonra değişmeden kullanılmalarıdır:
- I can drive. Türkçesi: Araba kullanabilirim.
- She can drive. Türkçesi: O araba kullanabilir.
- They can drive. Türkçesi: Onlar araba kullanabilir.
Üçüncü tekil şahısta bile can sonuna -s almaz. Bu nedenle she cans değil, she can denir.
Modal fiillerle cümle yapısı
Olumlu cümle
Temel yapı şöyledir:
Özne + modal fiil + fiilin yalın hali
- He can speak English. Türkçesi: O İngilizce konuşabilir.
- We should leave now. Türkçesi: Şimdi ayrılmalıyız.
- They might arrive late. Türkçesi: Geç varabilirler.
Modal fiilden sonra ana fiilin yalın hali gelir. Çoğu modal fiilden sonra to kullanılmaz.
Olumsuz cümle
Olumsuzluk için modal fiilden sonra not getirilir:
Özne + modal fiil + not + fiilin yalın hali
- I cannot swim. Türkçesi: Yüzemem.
- You should not worry. Türkçesi: Endişelenmemelisin.
- She might not come. Türkçesi: O gelmeyebilir.
Konuşma dilinde kısaltmalar yaygındır:
- cannot: can't
- could not: couldn't
- should not: shouldn't
- must not: mustn't
- will not: won't
- would not: wouldn't
Soru cümlesi
Sorularda modal fiil öznenin önüne gelir:
Modal fiil + özne + fiilin yalın hali?
- Can you help me? Türkçesi: Bana yardım edebilir misin?
- Should we call her? Türkçesi: Onu aramalı mıyız?
- Will they join us? Türkçesi: Bize katılacaklar mı?
Modal fiille kurulan sorularda ayrıca do veya does kullanılmaz. Does she can swim? yanlış, Can she swim? doğrudur.
Can kullanımı
Can en çok şimdiki zamandaki yetenek, mümkün olma durumu, izin ve samimi rica için kullanılır.
Yetenek
- My brother can play the piano. Türkçesi: Erkek kardeşim piyano çalabilir.
- I can't speak German. Türkçesi: Almanca konuşamam.
İzin
- You can use my phone. Türkçesi: Telefonumu kullanabilirsin.
- Can I sit here? Türkçesi: Buraya oturabilir miyim?
Rica
- Can you close the door? Türkçesi: Kapıyı kapatabilir misin?
Bu kullanım günlük konuşmada doğaldır. Daha nazik bir rica için could tercih edilebilir.
Genel olasılık
- Winter can be very cold here. Türkçesi: Burada kış çok soğuk olabilir.
Bu cümlede belirli bir gün için tahmin yapılmıyor. Genel olarak mümkün olan bir durum anlatılıyor.
Could kullanımı
Could, geçmişteki genel yeteneği, nazik ricayı, öneriyi veya ihtimali anlatabilir.
Geçmişteki genel yetenek
- I could read when I was five. Türkçesi: Beş yaşındayken okuyabiliyordum.
- She couldn't swim as a child. Türkçesi: Çocukken yüzemiyordu.
Geçmişte tek bir olayda başarıyla yapılan belirli bir eylem için was able to veya managed to daha doğal olabilir:
- We were able to open the locked door. Türkçesi: Kilitli kapıyı açmayı başardık.
Nazik rica
- Could you speak more slowly? Türkçesi: Daha yavaş konuşabilir misiniz?
- Could I borrow your pen? Türkçesi: Kaleminizi ödünç alabilir miyim?
Buradaki could geçmiş zaman anlamı taşımaz. Ricayı daha nazik hale getirir.
Öneri veya ihtimal
- We could take the train. Türkçesi: Trene binebiliriz.
- This could be the right answer. Türkçesi: Bu doğru cevap olabilir.
May ve might kullanımı
May ve might, kesin olmayan bir olasılığı ifade eder. Might çoğu bağlamda daha çekingen veya daha belirsiz bir tahmin gibi duyulabilir, ancak aralarında her durumda sabit bir olasılık yüzdesi yoktur.
- It may rain this afternoon. Türkçesi: Bu öğleden sonra yağmur yağabilir.
- She might be at home. Türkçesi: O evde olabilir.
- They may not know the address. Türkçesi: Adresi bilmiyor olabilirler.
- We might not finish today. Türkçesi: Bugün bitiremeyebiliriz.
May ile izin istemek
May, özellikle resmi veya nazik izin isteklerinde kullanılabilir:
- May I come in? Türkçesi: İçeri girebilir miyim?
- May I ask a question? Türkçesi: Bir soru sorabilir miyim?
Günlük konuşmada izin isterken can de oldukça yaygındır:
- Can I open the window? Türkçesi: Pencereyi açabilir miyim?
Must kullanımı
Must, güçlü zorunluluk ve eldeki bilgilere dayanan güçlü tahmin için kullanılır.
Güçlü zorunluluk
- You must wear a seat belt. Türkçesi: Emniyet kemeri takmalısın.
- I must finish this report today. Türkçesi: Bu raporu bugün bitirmeliyim.
Must çoğu zaman konuşanın önemli gördüğü bir zorunluluğu veya güçlü bir kuralı vurgular.
Güçlü tahmin
- The lights are off. They must be asleep. Türkçesi: Işıklar kapalı. Uyuyor olmalılar.
- You worked all day. You must be tired. Türkçesi: Bütün gün çalıştın. Yorgun olmalısın.
Bu cümlelerde must, zorunluluk değil, mevcut kanıtlara dayanan güçlü bir çıkarım anlatır.
Mustn't ve don't have to farkı
Bu iki yapı aynı anlama gelmez:
- You mustn't park here. Türkçesi: Buraya park etmemelisin. Park etmek yasaktır.
- You don't have to come early. Türkçesi: Erken gelmek zorunda değilsin. İstersen erken gelebilirsin.
Mustn't bir yasağı, don't have to ise zorunluluk bulunmadığını ifade eder.
Have to kullanımı
Have to tam anlamıyla temel bir modal fiil değildir, ancak zorunluluk anlatırken must ile birlikte öğrenilir. Kişiye ve zamana göre değişebilir.
- I have to work tomorrow. Türkçesi: Yarın çalışmak zorundayım.
- She has to wear a uniform. Türkçesi: O üniforma giymek zorunda.
- We had to cancel the meeting. Türkçesi: Toplantıyı iptal etmek zorunda kaldık.
Geçmişteki zorunluluk için genellikle had to kullanılır:
- I had to leave early yesterday. Türkçesi: Dün erken ayrılmak zorunda kaldım.
Should kullanımı
Should tavsiye, beklenti veya doğru olduğu düşünülen davranış için kullanılır.
Tavsiye
- You should drink more water. Türkçesi: Daha fazla su içmelisin.
- You shouldn't stay up so late. Türkçesi: Bu kadar geç saate kadar uyanık kalmamalısın.
Should, must kadar güçlü değildir. Tavsiye verir ancak genellikle kesin bir zorunluluk oluşturmaz.
Beklenti
- The bus should arrive soon. Türkçesi: Otobüsün yakında gelmesi bekleniyor.
- This key should open the door. Türkçesi: Bu anahtarın kapıyı açması gerekir.
Will kullanımı
Will gelecek hakkında karar, tahmin, söz veya teklif anlatabilir.
Anlık karar
- The phone is ringing. I'll answer it. Türkçesi: Telefon çalıyor. Ben açarım.
Tahmin
- I think the exam will be difficult. Türkçesi: Bence sınav zor olacak.
Söz verme
- I will call you tonight. Türkçesi: Seni bu gece arayacağım.
Teklif
- I'll carry that bag for you. Türkçesi: O çantayı senin için taşırım.
Would kullanımı
Would nazik rica ve tekliflerde, hayali durumlarda ve geçmişte tekrarlanan alışkanlıklarda kullanılabilir.
Nazik rica veya teklif
- Would you help me with this box? Türkçesi: Bu kutuyla ilgili bana yardım eder misiniz?
- Would you like some coffee? Türkçesi: Biraz kahve ister misiniz?
Hayali durum
- I would travel more if I had enough money. Türkçesi: Yeterli param olsaydı daha fazla seyahat ederdim.
Geçmişte tekrarlanan alışkanlık
- Every summer, we would visit our grandparents. Türkçesi: Her yaz büyükanne ve büyükbabamızı ziyaret ederdik.
Shall ve ought to hakkında kısa not
Shall, günümüzde özellikle I ve we ile öneri sunarken veya karşı tarafın fikrini sorarken görülür:
- Shall we start? Türkçesi: Başlayalım mı?
- Shall I open the window? Türkçesi: Pencereyi açayım mı?
Ought to, anlam bakımından should yapısına yakındır. Diğer temel modal fiillerden farklı olarak ardından to gelir:
- You ought to apologize. Türkçesi: Özür dilemelisin.
Günlük İngilizcede aynı fikir çoğu zaman You should apologize şeklinde de ifade edilir. Türkçesi yine: Özür dilemelisin.
Hangi modal fiili seçmelisiniz?
Aşağıdaki kısa rehber seçim yapmanızı kolaylaştırabilir:
- Şimdiki yetenek veya günlük izin için can kullanın.
- Geçmişteki genel yetenek veya nazik rica için could kullanın.
- Resmi izin veya belirsiz olasılık için may kullanın.
- Daha çekingen bir ihtimal için might kullanın.
- Güçlü zorunluluk veya güçlü çıkarım için must kullanın.
- Tavsiye ve beklenti için should kullanın.
- Gelecek kararı, tahmin, teklif veya söz için will kullanın.
- Nazik teklif, rica veya hayali durum için would kullanın.
Aynı Türkçe ifade, bağlama göre farklı modal fiiller gerektirebilir:
- Can you help me? Türkçesi: Bana yardım edebilir misin? Günlük ve doğrudan bir ricadır.
- Could you help me? Türkçesi: Bana yardım edebilir misiniz? Daha nazik duyulur.
- You should help him. Türkçesi: Ona yardım etmelisin. Bir tavsiyedir.
- You must help him. Türkçesi: Ona yardım etmek zorundasın. Güçlü bir zorunluluktur.
Yaygın hatalar ve doğru kullanımlar
Modal fiilden sonra to kullanmak
Yanlış: She can to drive.
Doğru: She can drive. Türkçesi: O araba kullanabilir.
Can, could, may, might, must, should, will ve would sonrasında fiil yalın halde kullanılır. Ought to bu kurala istisnadır.
Modal fiile kişi eki eklemek
Yanlış: He cans swim.
Doğru: He can swim. Türkçesi: O yüzebilir.
Modal fiiller üçüncü tekil şahısta -s almaz.
Ana fiile çekim eki eklemek
Yanlış: She should studies more.
Doğru: She should study more. Türkçesi: O daha fazla çalışmalı.
Modal fiilden sonraki ana fiil yalın halde kalır.
Soruda do veya does kullanmak
Yanlış: Does he can drive?
Doğru: Can he drive? Türkçesi: O araba kullanabilir mi?
Modal fiil zaten yardımcı fiil görevinde olduğu için do veya does gerekmez.
Mustn't ile don't have to yapılarını karıştırmak
- You mustn't enter this room. Türkçesi: Bu odaya girmemelisin. Girmek yasaktır.
- You don't have to enter this room. Türkçesi: Bu odaya girmek zorunda değilsin. Girip girmemek sana bağlıdır.
Alıştırma 1: Uygun modal fiili seçin
Parantezdeki seçeneklerden cümleye en uygun olanı seçin.
- My sister ___ speak three languages. (can / must)
- You look ill. You ___ see a doctor. (should / will)
- ___ you open the window, please? (Could / Must)
- It ___ rain tonight, so take an umbrella. (might / has to)
- All visitors ___ show their ID at the entrance. (must / would)
- When I was seven, I ___ ride a bicycle. (could / may)
- ___ I ask you a question? (May / Should)
- I promise I ___ send the document today. (will / might)
Alıştırma 2: Hataları düzeltin
Aşağıdaki cümlelerin her birinde bir hata vardır.
- She cans play tennis.
- You must to wear a helmet.
- Does he can speak English?
- They might arrives late.
- He doesn't have to park here because parking is forbidden.
Alıştırma 3: Türkçeden İngilizceye çevirin
- Bana yardım edebilir misin?
- Daha erken yatmalısın.
- Bu gece kar yağabilir.
- Buraya girmemelisiniz. Girmek yasak.
- Çocukken çok hızlı koşabiliyordum.
Cevap anahtarı
Alıştırma 1 cevapları
- can: My sister can speak three languages. Türkçesi: Kız kardeşim üç dil konuşabilir.
- should: You should see a doctor. Türkçesi: Bir doktora görünmelisin.
- Could: Could you open the window, please? Türkçesi: Lütfen pencereyi açabilir misiniz?
- might: It might rain tonight, so take an umbrella. Türkçesi: Bu gece yağmur yağabilir, bu yüzden yanına şemsiye al.
- must: All visitors must show their ID at the entrance. Türkçesi: Tüm ziyaretçiler girişte kimliklerini göstermek zorundadır.
- could: When I was seven, I could ride a bicycle. Türkçesi: Yedi yaşındayken bisiklete binebiliyordum.
- May: May I ask you a question? Türkçesi: Size bir soru sorabilir miyim?
- will: I promise I will send the document today. Türkçesi: Belgeyi bugün göndereceğime söz veriyorum.
Alıştırma 2 cevapları
- She can play tennis. Türkçesi: O tenis oynayabilir. Can sonuna -s gelmez.
- You must wear a helmet. Türkçesi: Kask takmalısın. Must sonrasında to kullanılmaz.
- Can he speak English? Türkçesi: O İngilizce konuşabilir mi? Modal fiille birlikte does kullanılmaz.
- They might arrive late. Türkçesi: Geç varabilirler. Might sonrasında fiil yalın halde gelir.
- He mustn't park here because parking is forbidden. Türkçesi: Buraya park etmemeli çünkü park etmek yasak. Yasak anlatıldığı için doesn't have to değil, mustn't gerekir.
Alıştırma 3 örnek cevapları
- Can you help me? Türkçesi: Bana yardım edebilir misin?
- You should go to bed earlier. Türkçesi: Daha erken yatmalısın.
- It might snow tonight. Türkçesi: Bu gece kar yağabilir.
- You mustn't enter here. Türkçesi: Buraya girmemelisiniz. Girmek yasak.
- I could run very fast when I was a child. Türkçesi: Çocukken çok hızlı koşabiliyordum.
Kısa özet
Modal fiilleri doğru kullanmak için üç temel kuralı hatırlayın:
- Modal fiilden sonra ana fiilin yalın halini kullanın: She can swim. Türkçesi: O yüzebilir.
- Üçüncü tekil şahısta modal fiile -s eklemeyin: He should wait. Türkçesi: O beklemeli.
- Soru kurarken modal fiili öznenin önüne alın: Could you wait? Türkçesi: Bekleyebilir misiniz?
Ardından vermek istediğiniz anlama odaklanın. Yetenek için can, ihtimal için may veya might, tavsiye için should, zorunluluk için must, nazik rica için could veya would seçebilirsiniz. Bu anlam ayrımlarını örnek cümlelerle çalışmak, modal fiilleri yalnızca ezberlemek yerine gerçek iletişimde doğru kullanmanızı sağlar.
Önerilen yazılar
5 dakika
İngilizce kelime testi: 5 dakikada seviyeni gör
Online İngilizce kelime testi ile kelime hazineni hızlıca kontrol et. Temel kelimelerden ileri düzey ifadelere kadar soruları çöz, A1-C2 sonucunu al ve kaç İngilizce kelime bildiğini gör.

